Yere Bakmak Öğretimizde Yok!

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

 
 BEN DEĞİL, BİZ VARIZ!
Hubyar Geleneği

· Görgü Cemi
· Semahı
· Yaylası
· Misafirperverlik
 
 

 Hubyardan Portreler

· Gönlümüzde Yaşayanlar
· Hubyardan Manzaralar
· Hubyardan İnsan Manzaraları

 

 Yedi Ulu Ozan

· Kaygusuz
· Pir Sultan
· Şah İsmail
· Kul Himmet
· Fuzuli
· Yemini
· Nesimi

 

 

 Makaleler

· Editörlerimizden
· Sizlerden Gelenler

 

 Video Galerisi

· 2006
· 2005
· 2004

 

 Gündem İçi

· İsyan!

 

 Linkler

· Standart Linkler

 

 

 

KUL HİMMET

Kul Himmet, Anadolu Alevilerinin üstün değer verdiği "Yedi Ulu" ozandan biri olup 16'ncı yüzyılın sonlarında Tokat Almus Güdümlü köyünde doğdu. 17'nci yüzyılın ilk yarısında öldü. Coşkulu deyişleriyle tanınan ve Hatayi ile Pir Sultan'dan sonra gelen üçüncü büyük Alevi-Bektaşı şairi. Pir Sultan ile yakın arkadaştı. Şiirlerinde tarikat kurallarını her kültür düzeyinden Alevi-Bektaşilerin anlayabileceği bir yalınlıkla anlattı. Bazı şiirleri asıl isimleri İbrahim ve Hacik Kız olan "Kul Himmet Üstadım" takma isimli şairler ve başka Himmetlerin yazdıklarıyla karıştı. Kul Himmet'le ilgili bilgi ve şiirleri Cahit Öztelli, "Pir Sultan'ın Dostları" (1984) adlı kitabında derledi.

KUL HİMMET 'im mürit idim Dehme

Özüm ulaştırdım sahip-zamana

İradet getirdim Şah Tahmasb Han'a

Hüseynîyiz, mevâliyiz ne dersin.

Safevi Hükümdarı Şah Tahmasb Han, Şah İsmail Hatayî'nin oğludur ve (M.1517-1567) yılları arasında yaşamıştır. Yukarıdaki dörtlükten ve benzeri dörtlüklerden, Kul Himmet'in XVI. Yüzyıllarda yaşadığı, "KUL HİMMET" kitabının yazarı İbrahim Aslanoğlu ve Kul Himmet'ten bahseden diğer yazarlara kanaat getirmektedir.Kul Himmet'in yaşamı da diğer ozan ve seçkin ulularımız gibi (zamanında) kaleme alınıp tespit edilmediği böylece anlaşılmış oluyor. Bu bilinmezlikler, basit bir ihmallik falan değildir. Önemli nedenleri vardır!

Bu hakk dostlarının unutulmasını isteyen zihniyetin adı "Ehlibeyt düşmanlığı" dır. Bu baskıcı ve zulümkâr zihniyetin tüm engellerini aşan Hakk dostları,

Gelecek kuşaklara aktarmak istedikleri örf, âdet ve inançlarının bilgilerini "sözlü gelenek" halin-de aktarmışlardır. Karayobaz zulümkârı, bu güçlü "aktarma" usûlüne ise engel olamamışlardır.

Arap yarımadasından Horasan'a, Horasan'dan Anadolu'ya (sözlü gelenek halinde) intikal ettirilen, Muhammed Ali'nin Tarik-i nazenin aşkı ve ahlaksal yaşamı, ağır bedeller ödenerek, yaşatılmıştır.

Hiç kesmezem eteğinden elimi/Hak katında kabul ettim ölümü

Doğru sürün evliyanın yolun/Ol mümin kulların görsem Ya Ali.

Diyerek, canını Hak yoluna feda edecek duruma gelmiş bilinçli ve imanlı bir Alevî ozanı olan Kul Himmet, geriden gelen kuşaklara "Hakk-Muhammed-Ali" aşkını aktardığı gibi; öğüt, nasihat ve uyarı içerikli deyişler de miras bırakılmıştır.

Her gördüğün şeyhi mürşit edinme

Zâhiri-bâtını bir olmayınca

Teslim olup sakın rehber edinme

Bir kâmil kemalli er olmayınca

 

Dermend olmayınca, gönül Hak olmaz

Aşık olmayınca sine çâk olmaz

KUL HİMMET' im eydür vücut pâk olmaz

Mürşid-i kâmilden el olmayınca

 

SEYYAH OLUP ŞU ÂLEMİ GEZERİM

Seyyah olup şu alemi gezerim

Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Kendi efkarımca okur yazarım

Bir dost bulamadım gün akşam oldu

İki elim gitmez oldu yüzümden

Ah ettikçe yaşlar gelir gözümden

Kusurumu gördüm kendi özümden

Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Bozuk şu dünyanın temeli bozuk

Tükendi daneler kalmadı azık

Yazıktır şu geçen ömre yazık

Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Kul Himmet üstadım ummana dalam

Gidenler gelmedi bir haber alam

Abdal oldum şal giydim bir zaman

Bir dost bulamadım gün akşam oldu


Dün gece seyrim içinde

Dün gece seyrim içinde

Ben dedem Ali'yi gördüm

Egildim niyaz eyledim

Düldül'ün nalini gördüm

Kanber'i durur saginda

Salinir cennet baginda

Ali, Musa Turdagi'nda

Ben dedem Ali'yi gördüm

Üç çerag yanar sisede

Arslanlar gizli mesede

Yedi iklim dört kösede

Ben dedem Ali'yi gördüm

Yüce daglar boran coskun

Kul Himmet askina düskün

Cümle meleklerden üstün

Ben dedem Ali'yi gördüm


Aklim fikrim yâr eyledim ben bana

Aklim fikrim yâr eyledim ben bana

Ögüt verdim deli gönül almadi

Bir kilecigi var almis eline

Dünyayi içine koydum dolmadi

Almasi farz imis sünnettir selâm

Hak nurdan yaratmis yaz dedi kalem

Bir çiçek yaratti ol Rabb'ül-âlem

Ani kokulayan mahrum kalmadi

Var bir pire eris serseri gezme

Gözet gözün önün yolundan kalma

Degme bir dükkâna yükünü çözme

Bunda çok bazergân assi kalmadi

Gençlik yaza benzer kocalik güze

Yüregim baslidir dertlerim taze

Boynun eg de hizmet eyle üstâza

Seytan benlik ile menzil bulmadi

Kul Himmet'in deste gülü elinde

Daima zikreder Hakk'i dilinde

Bir güzel sevmisim Hakk'in yolunda

Hayali gönülden zail olmadi

 

Reklam Verenler
ADD
 
: KARMA :

Aşık Veysel

Aşık Mahsuni Şerif

ATATÜRK VE 19 RAKAMI

Bozatlı Hızır

Fakir Baykurt'un Anısı

Fuzuli

Güvenç Abdal

Hıdır Şeyh

Karaca Ahmet Sultan

Karaca Ahmet Sultan Dergahı

Kaygusuz Abdal

Kazak Abdal

Karacaoğlan

Muharrem Orucu

Pir Sultan Abdal

Pir Sultan Abdal'ın Tanrı Anlayışı

Yunus Emre

 
 
ŞİİR KÖŞESİ
 

 

Bu sitede sunulan bilgiler sadece bilginin kaynağı olan şahıs / kurum ile ilişkilendirilebilir.

© 2004 - 2009 : Hubyarlılar.org

Resmi İnternet Yayın Organıdır. Tüm Hakları Saklıdır.

Site Yöneticisi : Celalettin SARIYAR



En iyi Çözünürlük 1024x768