Yere Bakmak Öğretimizde Yok!

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

 
 BEN DEĞİL, BİZ VARIZ!
Hubyar Geleneği

· Görgü Cemi
· Semahı
· Yaylası
· Misafirperverlik
 
 

 Hubyardan Portreler

· Gönlümüzde Yaşayanlar
· Hubyardan Manzaralar
· Hubyardan İnsan Manzaraları

 

 Yedi Ulu Ozan

· Kaygusuz
· Pir Sultan
· Şah İsmail
· Kul Himmet
· Fuzuli
· Yemini
· Nesimi

 

 

 Makaleler

· Editörlerimizden
· Sizlerden Gelenler

 

 Video Galerisi

· 2006
· 2005
· 2004

 

 Gündem İçi

· İsyan!

 

 Linkler

· Standart Linkler

 

 

 

SİZLERDEN GELENLER

 

HADİ HİSSET BU HİSLERİMİ ( Yazarı: S.)

Hiçbirşey birdenbire olmadı:

* Önce ezanı Arapçaya çevirdiler. Dinlediniz.

* Sonra ‘siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz' dendi. Demokrasi sandınız.

* Sonra bir çığ gibi Kuran kursları imam hatip okulları açıldı. Din dersleri anayasal zorunluluk oldu. Kabullendiniz.

* Tesettür arttı, cami sayısı okulları geçti, inanç özgürlüğü saydınız. Giyim kuşama müdahale ettiler, oruç tutmayanı öldürdüler. Şaşırdınız.

* Daha sonra bilim adamlarını ve yazarları vurdular. Milletvekili ve gazetecileri parçaladılar. Şairleri ve dansçıları yaktılar. Kimin yaptığını düşünüp durdunuz.

* En sonunda kapınızı çalacaklar, size kendinizden başka yardım edecek kimse kalmayacak.

( Edebiyatçılar Derneği, 1994 )

Bu yazı edebiyatçılar derneğinin Sivas olayları üzerine yayınladığı kitabın arka kapağında yazıldı.

Hafızası pek güçlü olmayan insanlar için yakın geçmişte yaşanmış olan Çorum, Maraş, Sivas olayları artık hatırlanması bile gerekmeyen geçmiş gitmiş olaylar olarak görülebilir. Ancak bu olayların temelinde yatan sebeplere bakıldığında yazar Nihat Genç 'in bir yazısı aklıma geliyor. Şöyle diyor: ‘ Kardeşlerim, sevgili gençler! Önümüzde büyük Türk haritası vardır, doğrudur, biz bu haritanın hem varisi hem sorumlusuyuz. Ancak, önümüzde Türk haritasından daha büyük olan bir harita vardır, o da, ‘insanlığın haritasıdır.'' Ve ekliyor: ‘bugünlerde kimsecikler bakmıyor insanlığın haritasına ' Emre Kongar da ‘ 21. yüzyılda Türkiye' adlı kitabında Sivas katliamının ardında yatan sebepler içinde ‘din düşmanlığı kavramının kullanılması, alevi-sünni veya laik-müslüman karşıtlığı aldatmacası, siyasal islamın katılığı' belirtiliyor. İşte bu noktada görülmesi gereken, tüm bu belirtilen sebeplerin ortak noktasında insanlık düşüncesinden yoksun olmalarını görüyoruz. Ayrıca aynı kitapta belirtilen ‘Türkiye'de şiddetin ardında yatan genel sebepler' başlığı altındaki ‘dogmatizm, farklı düşüncelere paranoyakça yaklaşım, demokrasinin iktidar ve muhalefetçe yozlaştırılması' gibi sebeplerin altında da hümanizm eksikliğinin görülmesi mümkündür. Özellikle, demokrasiyi tren olarak gören ve istediğimiz yerde bu trenden ineriz diyen bir anlayışın devleti yönetir durumda olduğu bir ortamda insanlıktan bahsetmek zor gibi görünüyor. Ayrıca burada kısa olarak belirtmek isterim ki, yüzyıllar boyunca eziyetlere, iftiralara, insanlık dışı hareketlere maruz kalmış bir toplumun üyelerinin de demokrasiyi tren gibi görerek kendi çıkar ve amaçlarına ulaşmak için kullanmaları ve ağızlarından düşürmemeleri, insanların kafalarını bulandırarak oluşan dumanlı ortamdan çıkar elde etme amacıyla hareket etmeleri tabi ki üzücü.

Nihat Genç 'in de değindiği gibi bugüne kadar kendilerini milliyetçi numaraları yaparak, Türk ırkını savunur gibi gösteren Türkçüler(!), Anadolu'nun gerçek, bozulmamış, melezleşmemiş Türkleri olan Alevileri neden düşman ilan edip neden savaş açmışlardır Alevilere karşı? Yine aynı yazarın belirttiği gibi Mustafa Kemal 'in başkentinde, cuma namazına gidebilenlerin sayısı Tahrandakilerden kat ve kat daha fazla olmasına rağmen (ki Tahran, bir İslam Cumhuriyetinde olmasına rağmen) hala radikal dincilerin daha fazla demokrasi istiyoruz demelerinin nedeni nedir? Peki bu demokrasi yanlıları neden Alevilerin haklı isteklerine karşı duruş sergiliyorlar? Demokrasi sadece size yararlı olunca mı demokrasi oluyor? Demokrasi isteyen, bağıran çağıran, Mustafa Kemal 'e küfredenler bunu görmüyorlar mı?

72 millete bir gözle bakan, hümanist anlayışın tavan yaptığı Alevilik inancına bağlı Alevilerin, kimlik konusunda yapılan anketlerde kendilerini Alevi olarak tanımlamamalarının nedeni içinde her zaman herkese eşit gözle, herkese insan olarak bakmalarıdır. Ancak bu arada kısaca değinmek istediğim bir konuda Alevi toplumu içindeki durum. Her şeye rağmen Alevi toplumunun içinde de demokrasi çığırtkanlığı yapanlar vardır ve bunlara dikkat edilmesi gerekir. Sanırım, bu çığırtkanlığa en iyi örnek Postnişin dedeye bile feodal ağa denilebilmesidir. Yani demokrasi çığırtkanlığı bu kadarda ucuz olmamalı. Bu uğraşıyı Aleviliğin yayılması öğretilmesi için vermek daha mı kötü? Bu ülkede bakan düzeyinde kişilerin ‘şu Alevileri bir araştıralım bakalım, Müslümanlar mı değiller mi, neler ne değiller' diyebildiği bir ortam mevcut. Ancak Almanya'nın ‘ghetto politikası' sonucu hem birinci hem ikinci hem de üçüncü kuşak Türklerin ya şoven milliyetçi ya da bağnaz dinci olduğu aşikar iken bu ülkede kurulmuş olan federasyon ya da derneklerin çabasıyla Aleviliğin bazı eyaletlerde okullarda öğretiliyor olması alkışlanması gereken bir durumdur. Bu ülkede yaşayan Türklere hümanizm anlayışıyla yoğrulmuş Alevi inancının öğretilebilmesi ya şovenist milliyetçi ya da aşırı dinci olmalarının engellenmesine yönelik de baya yararlı olacaktır. Bu, dünün göçmen işçisi, bugünün ise Avrupalı Türk'ü olan insanlarımızın başarısıdır.

Bu nedenle, Avrupa'da başarılanları ülkemizde de başarmamız mümkün. Bunun sağlanması için gereken arabesk kültürden kurtulabilmek, kendi iç çekişmelerimizden kurtulmak veya bu çekişmelere rağmen ortak yararda beraber olabilmek. En önemlisi ise onurlu yaşama isteğidir. [ S. ]

 

 

 

Sinemada Batılılaşmaya karşı Türk kültürüne sahip çıkılmalı” diyenler var. (Yazarı: Metin S.)

Doğru sahip çıkılmalı ancak burada ‘Türk kültürü' denince akla ne geliyor? O önemli.Türk kültürü denince akla islam kültürü! geliyorsa ,ben istemem arkadaş sahip çıkmasınlar,çünkü Türk kültürü islam kültürü değildir,islam kültürü,Türk kültürünün ancak % 10'unu teşkil edebilir.Çünkü Anadolu Türkleri ,Türkler Anadoluyu yoğurdu! Birbirine kaynaştı , Anadolu Türkleri ,Türkler Anadoluyu değiştirdi! Halikarnas Balıkçısının kitaplarını okumadan,Anadolu yazarlarının kitaplarını okumadan kimse konuşmasın.Halikarnası okumadan kimse ne “Egeliyim” desin! ne “Akdenizliyim” desin!...

Türk kültüründe aile terbiyesi vardır,önemli olan budur! Namazında niyazında olmak değildir!Türk kültürüne felsefe hakimdir.İnsan yapmaması gerektiği için hırsızlık yapmaz, şiddete başvurmaz, eşine saygı gösterir, Ana kavramı vardır Türklerde! Ana saygısı,

Türklerde hiç aile içi şiddet yoktur, çok eşlilikte yoktur! namazı kılınca, orucunu tutunca günahlar affolur kavramı nerden geldi! Bu bozmadımı bu güzel yapıyı!Bu güzel ahlakı!

Ben islam kültüründen nefret etmiyorum, dindar değilim hatta dinle herhangi bir alakam da yok .Ancak küfürlü konuşmuyorum.. Adana'da öğrenci yurdunda kalıyorum. Oda arkadaşım, ramazan da oruç tutuyor ama akşama kadar küfürlü konuşuyor! Küfürler olmasa cümle kuramayacak neredeyse ve çoğu islami kesimde de böyle bir anlayış var! Günah işle, oruç tut affolsun.

Yok islam da şarap yasak mış! Da.. aman da aman, bak şu yobazlığa! İslam dini çok eşliliği destekliyorsa, bu islam ahlakı ile çelişiyor derim ben! Söylemeden edemem bu nedenle kimse kimseye ahlak dersi vermesin!!!

Kimse de islam kültürünün Türk kültüründe önemli yere sahip olduğunu söylemesin![ Metin S. ]

 



Reklam Verenler
ADD
 
: KARMA :

Aşık Veysel

Aşık Mahsuni Şerif

ATATÜRK VE 19 RAKAMI

Bozatlı Hızır

Fakir Baykurt'un Anısı

Fuzuli

Güvenç Abdal

Hıdır Şeyh

Karaca Ahmet Sultan

Karaca Ahmet Sultan Dergahı

Kaygusuz Abdal

Kazak Abdal

Karacaoğlan

Muharrem Orucu

Pir Sultan Abdal

Pir Sultan Abdal'ın Tanrı Anlayışı

Yunus Emre

 
 
ŞİİR KÖŞESİ
 

 

Bu sitede sunulan bilgiler sadece bilginin kaynağı olan şahıs / kurum ile ilişkilendirilebilir.

© 2004 - 2009 : Hubyarlılar.org

Resmi İnternet Yayın Organıdır. Tüm Hakları Saklıdır.

Site Yöneticisi : Celalettin SARIYAR



En iyi Çözünürlük 1024x768